Dünyayı İyileştirmek
Sadece 15"lik monitörden yayılan ışıkların aydınlattığı, en fazla 2 metrekarelik bir odadaydı. Sağ kulağını örtmekte olan sarı saçlarını, parmaklarından iki tanesini kullanarak kulağının arkasına attı ve o gün için son kez klavyesine dokundu.
- good-bye my dear!
Bilgisayarı kapatıp yorganının altına girmesi 2 dakikadan az bir zamanını almıştı. Çıplak ayaklarını birbirine sürtmesiyle birlikte gözlerini kapatıp tatlı bir uykuya dalmadan önce düşüncelerinde tek bir kişi vardı.
...
Keyifliydi . Aslında o zamana kadar internet üzerinde pek çok kişiyi tanımıştı fakat "bu farklı" diyordu kendi kendine. Sonuna kadar güveniyordu az önce iyi geceler dilediği 21 yaşındaki İngiliz arkadaşına. Eğer, monitörünün yerine bir aynaya bakıyor olsaydı, yüzündeki gülümsemeyi istese de durduramayacağını anlardı. Yaklaşık bir yarım saat kadar da facebook hesabından arkadaşlarının paylaştığı linklere baktı ve gözlerinin söylediğini yaparak O da yorganının altına çekildi.
23 yaşında olmasına rağmen oldukça olgun biri olarak tanınırdı Kenan. Önceki gece nasıl yattıysa bu sabah da hemen hemen aynı şekilde kalkmıştı. Çünkü aklında yine İngiliz arkadaşı ve yüzünde de yine aynı gülümseme vardı. Ayrıca bugün tatil günlerinden biriydi. Elektronik eşyalar hakkında kendinden her şeyi bilmesini bekleyen yabancılarla uğraşmak zorunda kalmayacağı bir gündü. Saatine baktı, söz verdiği zamanda hazır olmaya çalışıp, arkadaşlarını bekletmek istemiyordu. Son lokmaları biraz hızlanarak ağzına attı ve küçükken hep pilot olmak istediği için dayısının O'na hediye ettiği koyu kahverengi renkteki, sol kolunda beyaz bir şahin arması olan ceketini de yanına alarak çıktı.
...
Acil servis bölümü her zamanki gibi kalabalık ve hareketliydi. Sirenleriyle adeta bağıra bağıra gelen bir ambulansın fren sesiyle, giriş kısmında sabırsızca sohbet ederek yoğun bir fısıltı yayan insanlar bir anda sustu. Kalabalığı ite kaka ilerleyerek kendilerine yol açan iki hastane görevlisi ambulansa ulaştığında, arka kapı açılmış ve sedye üzerindeki yaralı indirilmeye hazırlanmıştı. Saniyeler sonra sedye, hastanenin koridorlarında hızla ilerler haldeydi. Kollarının kuvveti dış görünüşüne de yansımış olan adam yaralıyı hızla götürürken, "Sedat Bey'i çağırın" diye iki kez bağırdı.
O esnada doktor; ateşi 38.5'a ulaşmış olan bir bebeğe lazım gelen müdahaleyi yapmış ve çoğunlukla beraber çalıştıkları esmer küt saçlı Derya hemşireden, sıradaki işlemler için bebeğin ailesine yardımcı olmasını istemek üzereydi. Bir başka hemşirenin alel acele kapıdan içeri girerek kendisini çağırmasıyla hemen yerinden fırladı. Derya'nın, durumu anladığını ve bebekle ilgileneceğini anlatan baş işaretini görerek hızlıca yürümeye başladı.
20'li yaşlarda, giyiminden öğrenci olduğu tahmin edilebilecek bir bayandı. Bulaşan kanlardan dolayı katılaşmış dağınık saçları ve yaralar içindeki yüzüne rağmen oldukça şirin bir kız olduğu anlaşılabiliyordu. Sedat Bey, yaraların ciddiyetinin ne derecede olduğunu belirlemeye çalışırken, bir otobüs durağında beklediği esnada hakimiyetini kaybeden bir otomobilin çarptığını ve kızın nefesinin düzensiz olduğunu söylediklerini duydu. Bir asistan:
- "Ameliyathaneye mi götürelim?" diye telaşlı telaşlı sordu.
- "Vakit yok, hemen müdahale etmek zorundayız" dedi Sedat Doktor, kızı hayatta tutmak için çok geç olduğunu bilmesine rağmen.
...
Bunlar da ilginizi çekebilir:
Waygler Girişi
Reklam
Anket
Kimler çevrimiçi
Kimler yeni
- anafor deep
- fuzuli60
- Ayse
- mertaytuu
- silvesterw
Yorumlar
Yeni yorum gönder